Devrim Oskay’s Blog

YAPAY BAL İLE DOĞAL BALIN AYIRT EDİLMESİNDE HMF DÜZEYİNİN ÖNEMİ !!! !!!

Sevgili Arı dostları,
Her zaman söylediğim gibi, bal arıları ile ilgili farklı disiplinlerde çalışan kişilerin olaylara arıcıların bakışından daha farklı açılardan yaklaşımı bizler için çok önemli. Bunun çok güzel bir örneğine yine ülkemizde internet üzerinde Türkçe yayınlanan “Katalizor” isimli kimya dergisinde rastladığım için çok mutlu oldum. Dergiyi kimya bilimine gönül vermiş, genç bilim insanlarımız çıkarıyor. Amaçları dünya’da ve ülkemizde kimya alanındaki teknolojik gelişmeleri daha basit bir dilde sizlere sunmak.

Dergi internet adresi: http://www.katalizor.net

Bu dergiyi Fatih Güneş’in aracılığı ile okuma fırsatım oldu. Katalizör’ün ilk sayısında, 33-37 sayfalarında Nadide Ünal ın yazarı olduğu “Bal” başlığı ile yayınlanmış yazının ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Zira bu yazıda yapay bal ile gerçek balı ayırt etme tekniklerinden biri olan Seliwanoff testinin nasıl yapıldığı pratik deney ile çok sade bir şekilde açıklanmış. Bu yazıda sahte balın şeker şerbetinin yüksek sıcaklığa maruz bırakılarak(ısıyla muamele edilerek) asitler eklenerek (asidik ortamda) nasıl yapıldığı anlatılıyor. Bu yapılan yapay balın doğal bal ile ayrıldığı noktalardan bir tanesi ise HMF oranı. Doğal ve taze balda HMF oranı % 0-4 mg olurken sahte balda bu oranın %100-150 mg arasında olduğu söyleniyor.
Deneyde kulanılan ballar dehidratize (suyu uzaklastırma) edildikten sonra 100 ml derişik hidroklorik asitte çözülerek hazırlanmış 1 gr. Rezorsın çözeltisi damlatılıyor. Dehidrasyon işlemi sonucu ve asit etkisi ile HMF oluşması sağlanmıştır. Deneyde, yapay balda yüksek oranda bulunan HMF nin, rezorsın ile tepkimeye girmesi sonucu bal rengi kırmızıya dönüşmüş, doğal olan balda HMF oranının çok düşük miktarda bulunmasından dolayı balın rengi aynı kalmıştır.


Fotoğraf : Nadide Ünal

Bu yazıda yapay balların içerdiği yüksek orandaki HMF oranının insan ve arı sağlığı için yarattığı tehlikeyi, yapay bal ile sahte balın ayrıt edilmesinde HMF’nin nekadar önemli rol oynadığını ve doğal balın sağlığımız için nekadar önemli olduğunu öğreniyoruz.
Yazarımızı konu ile daha geniş ve ayrıntılı bilgi almak için 1 Şubat 2009 Pazar günü saat 20:00 da yapılacak olan ANARTO toplantısına davet ettik. Kendisi büyük bir zevk ile katılacağını bize bildirdi.
Genç Nadide Ünal ve Katalizör dergisi ekibine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ocak 26, 2009 Posted by | Uncategorized | Yorum bırakın

YENİ ZELLANDA’DA BAL HASATI

honey men from mickey murch on Vimeo.

Yukarıdaki video’da Yeni Zellanda’da yapılan bal arısı kolonilerinin hava üfleme tekniği kulanılarak yapılan bal hasatı tekniği gösterilmektedir. Bence hızlı ve iş gücünden kazanılan bir teknik.

honey men from mickey murch on Vimeo.

Aynı arıcılık işletmesinde  hasat yapıldıktan sonra balın peteklerden çıkarılarak depolanması aşamasını gösteren video.

Ocak 9, 2009 Posted by | Uncategorized | Yorum bırakın

VARROA MÜCADELESİ İÇİN HAZIRLANAN OKSALİK ASİT SOLÜSYONUNUN DEPOLANMASI VE HMF DÜZEYİ

2001 yılında Luciana Prandin, Nicoletta Daines, Barbara Girardi, Ornella Damolin, Roberto ve Tranco Mutinelli tarafından İtalya’da yapılan, “Ascientific note on long-term stability of a home-made oxalic acid water sugar solution for controlling varroosis” başlıklı araştırma Apidologie dergisinin 32 sayısının 451-452. sayfalarında yayınlanmış.

Bu araştırmanın amacı varroa mücadelesinde kulanılan şeker şurubu ile hazırlanan oksalik asit çözeltisinin 16 ay boyunca farklı sıcaklıklarda saklanması sonucu geçirdiği değişimi göstermek.

 

Araştırmada, yeni hazırlanan ve 16 ay boyunca -200C, 40C, karanlık oda sıcaklığı ve aydınlık oda sıcaklığında bekletilen solusyonlarda değişen önemli değer HMF düzeyi.

 

 

16 ay

Saklanan

solusyonlar

 

 

Yeni hazırlanmış solusyon

-20 0C

4 0C

Karanlık oda sıcaklığı

Aydınlık oda sıcaklığı

HMF mg L-1

1.7

4.2

50.6

1945.1

2107

 

Araştırmacıların yaptıkları literatür tarama çalışması sonucunda, El Sherbiny 1975 yılında HMF düzeyinin 30 mgL-1 kadar arılar için güvenli olduğu, HMF düzeyinin 150 mgL-1 üzerine çıktığında arıların ölmesinin artığını gösterdiğini, HMF nin yüksek konsantrasyonda bulunduğunda toksik özelliği nedeniyle arıların sindirim sisteminde ülsere neden olduğunu belirtmişlerdir.

Araştırmacılar uzun süreli oda sıcaklığında bekletilen oksalik asit solüsyonunun varroayı öldürücü özelliğini koruduğunu fakat bununla beslenen arıların ve arı larvalarının HMF den dolayı ölebileceğini belirtmişlerdir.

Bu araştırmadan çıkan sonuca göre arı dostlarımız, kolonilerinde varro mücadelesini oksalik asit solüsyonu ile yapacakları zaman kullanacakları solüsyon ya taze yapılmalı yada birdaha kulanacakları solüsyonu -20 C de saklamalarını öneririm. Bal arısı kolonilerinde varroa mücadelesi amacıyla oksalik asit kulanımı ile ilgili teknik bilgiyi http://www.aridostu.com/index.php?option=com_content&task=view&id=8&Itemid=9

adresinden öğrenbilirsiniz.

Ocak 9, 2009 Posted by | Uncategorized | 4 Yorum

BAL ARISI KOLONİLERİNİN İNVERT ŞEKER ŞURUBU İLE BESLENMESİNİN BALIN ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ

Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Gıda mühendisliği  bölümünden sayın Musa Özcan ve Derya Arslan, yine aynı üniversitenin Taşkışla Arıcılık meslek yüksek okulunda çalışan sayın Durmuş Ali Ceylan’nın birlikte yaptıkları “Effect of inverted saccharose on some properties of honey” başlıklı çalışması uluslararası önemli bir bilimsel dergi olan Food Chemistry (Gıda kimyası) dergisinde 2006 yılının 99. sayısının 24-29 sayfalarında yayınlanmıştır.

Bu hocalarımıza ülkemize ve uluslararası bilime kazandırdıkları bu eser için hepiniz adına teşekkür ediyorum. Daha sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum

Yapılan bu araştırmanın amacı:

Bal, sakkaroz şubu(bildiğimiz şeker şurubu) ve invert şeker şurubu (yapılan işlem fiziksel ve kimyasal işlem ile sakkarozun glikoza ve fruktoza çevridiği şurup) ile beslenen 3 grub arı kolonisinden elde edilen balların özelliklerini karşılaştırmak.

Araştırmalarında kulandıkları invert şeker şurubu yapma teknikniği : Sakkaroz şurup 88 0C  de 2 saat tutulmuş ve 70 0C ye kadar soğutularak, şurup 2.15 pH  ya gelene kadar 0.1 % lik HCl (Hidro klorik asit) solusyonu eklenmiştir.Daha sonra ellerinde bulunan bu asidik şurubu nötür hale getirmek için Na2CO3 (sodyum karbonat) kulanılmıştır.

Bal, sakkaroz ve İnvert şurup ile beslenen arılardan elde edilen balın analiz edilmesi sonucu çıkan veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir.
                                                     Doğal Bal        Sakkaroz şurup balı        İnvert şurup balı

tablo1

Tablodan gördüğünüz gibi yapılan invert şurup ile beslenen arılardan alınan balda HMF oranı bal ve sakkaroz şurubu ile beslenen arılardan elde edilen baldan 20 katı kadar daha fazla çıkmıştır. Araştırmacılar bunun sebebini invert şeker şerbetinin yüksek ısıya tabi tutulmasından dolayı kaynaklandığını belirtmiştir.

 

Ayrıca araştırma sonuçlarında, balın kalitesinde etkili olan ve balda yüksek düzeyde bulunması istenen diyastaz enzim aktivitesi doğal bal ve sakkaroz şeker şerbeti ile beslenerek elde edilen ballarda  yüksek çıkarken, invert şeker şurubu ile beslenerek elde edilen balda istatistiki olarak düşük düzeyde bulunmuştur. Bütün dünyada üretilen balların diyastaz enzim aktivitesinin değerinin 8’den düşük olması istenmez.Yapılan araştırmalarda oda sıcaklığındanda 20 ay saklanan ballarda diyastas enzim aktivitesinin % 60 düzeyde düştüğünü göstermiştir(Doğaroğlu 2008).

 

Benim bu araştırmadan ve bu zamana kadar edindiğim bilgiler doğrultusunda konu hakkındaki kişisel düşüncelerim:

1-             Baldaki HMF oranı yükseldikçe, diyastas enzimi aktivitesi düştükçe balın kalitesi düşer. Bu yüzden bal arılarının asitle invert edilmiş şeker şurubundan yaptıkları bal doğal bal, enzimle invert edilmiş şurup yada toz şekerden yapılan (sakkaroz ) şurup ile beslenerek yapılan baldan daha düşük kaliteli olacaktır.

2-             HMF toksit bir maddedir. Sadece ısıtma sonucu ortaya çıkmaz. Balın oda sıcaklıklığında uzun süreli bekletilmesi sonucundada artar. HMF fruktoz dan oluşur (Doğaruğlu 2008).

 

Hangi ülkenin arıcısı olursa olsun arılarını asitle invert edilmiş şeker şurubu ile besleyen arıcılar, arılarının düşük kalitede bal yapmalarını sağlamış olacaktır.

Bu tür düşük kalitede bal yaptırılarak beslenmesi sonucu arıların hangi fizyolojik ve davranış özelliklerinin değişeceği ile ilgili herhangi bir araştırmaya rastlamadım. Ama çok yüksek düzeyde HMF olan balların arıları öldürdüğünü biliyoruz.  Yüksek HMF ve düşük düzeyde diyastas enzimi aktiviteli bal ile beslenen arılar belki bir düzeye kadar ölmeyebilir. Fakat, davranış özellikleri bakımından belki tarlacılık performansları düşebilir. Yada bu balla beslenen kovan içi bakıcı arılar larvaları daha düşük sayıda besleme yapabilir. Fizyolojik olarak belki bu arıların sindirim sisteminde yaptıkları tahribat ile Nosema sprolarının daha rahat üreyebilecekleri ortamın oluşmasına neden olabilir. Bu örneker daha artırıllabilir.Buna benzer araştırmlar yapıldığında karşımıza daha orjinal sonuçların çıkacağını umuyorum.

Benim fikrime göre, özellikle üretici koşullarında yapılan bu şurub, teknik açılardan uygun şartların oluşturulmasında yaşanacak  zorluklar ve riskler nedeni ile arı beslenmesinde daha yüksek oranda olumsuz  risk oluşturacaktır. Bu yüzden arı dostlarına tavsiyem,  zorunlu olmadıkları sürece (kış beslemesinde gecikme, yağmacılık sorunu ..vb) , arılarını asitle invert edilmiş  şurup ile beslememelidir. Beslemek zorunda kaldıklarında ise, bunu kontrollü şartlarda üretilen tesisleri ve teknik personele sahip olan yerlerden almalarıdır. Benim şu anda çalıştığım arı lab. da bizler arılarımızı sakkaroz (toz şeker) şeker şurubu ile besliyoruz.

Washington Eyalet üniversitesi bal arısı laboratuarı nın yöneticisi olan Prof. Dr. Steve Sheppard ile yaptığım görüşme esnasında, kendisine invert şurup hakkındaki görüşlerini ve burada koloni beslenmesinde neden invert şurup yerine toz şekerden yapılan şurubun kullanıldığını sordum.
Kendisi, bana bundan yaklaşık 10 yıl önce A.B.D.’ de asitle  invert edilmiş şurupta bulunan HMF ve kulanılan asitler yüzünden zehirlenmelerin olduğunu, toplu koloni ölümleri yaşandığını, bu yüzden asitler ve yüksek sıcaklıklara çıkartılarak yapılan invert şurubun riskli olduğunu belirtti. Bununla birlikte, enzim yoluyla yapılan invert şuruplar da HMF ve asit zehirlenmesi riskinin olmadığını, kullanılabileceğini, fakat onun normal şekerden daha pahalı olduğu için şu an kullanılmadığını söyledi.
ABD’ de Puerto Rico, Washington state, Illinois, Michigan state, Ohio state, California Davis Üniversitelerinin bal arısı araştırma laboratuvarlarında belli sürelerde bulunma şansım oldu. Hiç birinin asitle invert edilmiş şeker şurubu kullandığını görmedim.

Ocak 7, 2009 Posted by | Uncategorized | 3 Yorum